Sıhhatli bir doğum için 5 ihtar

Sıhhatli bir doğum için 5 ihtar

Günümüz anne adaylarının ehemmiyetli bir kısmı gebeliğini tasarlıyor. Tasarılı hamileliğin hem anne hem de bebek için büyük avantajları bulunuyor. Zira bebek sahibi olmak isteyen anne adayının kan bedellerinden, hamileliği ve bebeğin sıhhatini tehlikeye sokabilecek meseleleri evvelden tanımlanabiliyor. Üstelik sıhhatli bir hamilelik yaradılışı için uyulması gereken kaideler de listeye ilave edilmiş oluyor. Memorial Diyarbakır Sağlık Kurumu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Ezgi Roza Gül; hamilelik evveli, hamilelik yarıyılında ve doğum sonrasında, anne ve bebek sıhhati için dikkat edilmesi gereken vitamin kıymetleri hakkında bilgi verdi.

folik asit

1 – Hamilelikten 1 ay evvel ve hamileliğin ilk 3 ayında folik asit dayanağı

Folik asit, anne karnındaki bebeğin beyin, omurilik ya da omurgasında rastgele bir mesele oluşmasını ve yüksek tehlikeli hasta gruplarında ise bu meselelerin yineleme tehlikesini eksiltme özelliğine sahiptir. Bu sebeple hamile kalmadan evvel ve hamileliğin ilk 3 ayında, günde 0,4 mg. folik asit alınması önerilir. Sonradan beyin ve omuriliği oluşturacak olan noral tüpün kapanması, hamileliğin 26-28’inci günlerinde hakikatleştiği için hamilelik evveli folik asit yardımına başlanması ehemmiyetlidir.

d vitamini

2 – Hamilelik yarıyılı ile beraber D vitamini alımı başlamalı

D vitamini bağırsaklardan kalsiyum emilimini artıran ve kemik mineralizasyonu ile gelişmeyi uyaran bir vitamindir. Perhiz alımından sağlanan çoğu vitaminden değişik olarak D vitamini aynı zamanda güneş ışığına maruz kalmakla da birleşimlenir. D vitamini yetersizliği hamilelik yarıyılında da çok sık görülen bir problemdir. Bu sebeple hamilelik yarıyılının başından itibaren günde 1200 IU D vitamini dayanağı önerilir.

iyot

3 – Hamilelik ve emzirme yarıyılında iyot gereksinimi karşılanmalı

Anne karnında ve yenidoğan yarıyıllarında bebeğin asap sistemi gelişimi için iyot lüzumludur. Hamilelik ve emzirme yarıyılında çoğalan iyot ihtiyacı, yalnızca iyotlu tuz ile karşılanamaz. Dolayısıyla hamilelik ve emzirme yarıyılında, hekim hakimiyetinde günde 150 mg. iyot dayanağı alınmalıdır.

4 – Omega 3 göz ve beyin için zorunlu

Beden için zorunlu olan yağ asitlerinin kimileri bedende birleşimlenemez. Bu surattan beslenme yoluyla dışarıdan alınmaları gerekir. Bunlar Omega 3 ve Omega 6 yağ asitleridir. DHA ve EPA en ehemmiyetli Omega3 yağ asitleridir. Özellikle DHA fetüsün beyin ve ağ tabakanın gelişimi için koşuldur. DHE ve EPA’nın en ehemmiyetli gıdasal kaynağı ise balıktır. Hamileler, balık harcarken düşük cıva kapsayan somon, hamsi ve istavrit gibi balıklar seçim etmelidir.

Balık harcayamayan hamilelerin ise günlük 200-300 mg. DHA kapsayan balık yağı veya liken yağı dayanağı almaları önerilir. Omega 3 takviyeyi için seçilen balık yağının, balığın gövdesinden olanları seçim edilmelidir. Balığın karaciğerinden üretilmiş olan balık yağlarının özellikle hamileliğin ilk aylarında seçim edilmesi uygun değildir.

demir

5 – Demir yetersizliği kansızlığı rehabilitasyon edilmeli

Beden demiri, kanda oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerindeki hemoglobinin imali için kullanır. Demir yetersizliği kanda kansızlığa yol açar. Hamilelikte en sık görülen kansızlık, demir noksanlığından kaynaklanmaktadır. Anne adayının, hem kan hacmindeki çoğalış, hem de bebeğin gereksiniminden dolayı daha fazla demire gereksinimi vardır. Hamilelere, muayenehane kansızlık olmasa da günlük demir ihtiyacı göz önünde alınarak günde 30- 60 mg demir dayanağı önerilmelidir. Demir yetersizliği kansızlığı olan anne adayları, kansızlık meseleyi ortadan kalkana kadar günde 60-120 mg ek demir dayanağı almalıdır. C vitamini demir emilimini çoğaldırır. Demirden zengin yiyeceklerin ve demir yardımlarının C vitamini kapsayan gıdalarla portakal suyu, salata, alınması, emilime takviyeci olur. Çay, kahve, kalsiyumdan zengin gıdalar ise demir emilimini eksiltici özelliğe sahiptir.

Bu temkinler kış hastalıklarını kovar

Bu temkinler kış hastalıklarını kovar

Havaların soğumasıyla beraber kapalı alanlarda kalmak kaçınılmaz oluyor. Kalabalık civarlarda toplanan insanlar mikroplara maruz kalıyor. Bu mikroplar daha evvel bulaşmayı ve solunum sistemi içinde artmayı muvaffak oldukları insanlardan civara saçılıyor. Aynı mekanda bulunan öbür şahısların soluduğu solukla bulaşan mikroplar soğuk algınlığı, nezle ve gribi birliktesi getiriyor. Memorial Şişli Sağlık Kurumu KBB Bölümü’nden Op. Dr. Kemal Demir, kış hastalıklarından korunmak için alınması gereken tedbirleri anlattı.

hasta

Bağışıklığınızı kuvvetlendirerek mikroplarla savaşın

Hemen herkesin nezle, grip, soğuk algınlığı, üşütme, şifayı kapma gibi ifadelerle bildiği ve yaşadığı bir tablo vardır ki bunlara genel ismi ile akut üst solunum yolu enfeksiyonu denilmektedir. Bu hastalıklara neden olan mikroorganizmalar başka bir deyişle mikroplar da tüm canlılar gibi yaşamda kalma ve cinslerinin devamını getirme gayreti vermektedir. Doğru usul mikroorganizmaları dünyadan silmeye çalışmak değil, hayat alanlarındaki rakamlarını eksiltmek, riskli olacakları seviyede artmalarına mani olmak ve eforlu bir bağışıklık sistemine sahip olmaktır.

Bulgular şiddetleniyorsa kesinlikle hekime gidin

Solunum yolu enfeksiyonları güz ve kış mevsimlerinde daha sık görülmektedir. Bulaşma genellikle kapalı ve kalabalık civarlarda reelleşmektedir. Mikroplar bulaşacakları insanı seçmezler. Şahsın hastalanma olasılığı; şahsa bulaşan mikroorganizmaların ölçüyü ile çoğalmakta, bağışıklık sisteminin korunma marifeti ile eksilmektedir. Şayet hastalık bulguları hafif ve yeni başlamışsa şahsın atlatma kaderi yüksek olabilmektedir. Ancak,

– Bulguların şiddeti çoğalış gösteriyorsa,

– Çoğalmıyor ancak gevşememekte ısrar ediyorsa,

– Başka uzuv ve dokuları da tesir altına almaya başladıysa,

– Başka bir sıhhat meseleyi suratından şahsa hekimi “Siz kesinlikle her soğuk algınlığında hekime gidin!” dediyse,

– Soğuk algınlığı şikayetleriniz, hekime gitmeden iyileşmiyorsa,

Şahsın zaman kaybetmeden soğuk algınlığının teşhisini netleştirilmesi, rehabilitasyon programına alınmak için kesinlikle bir uzmana tetkik olması gerekmektedir.

grip

Dikkat faktörüz gerekenler

Bu hastalıklardan korunmak ve tutulmamak başka bir deyişle mikroorganizmaların barınmasını, yeni insanlara bulaşmasını yasaklamak için:

– Toplu halde zaman geçirilen etrafları iyi havalandırmak,

– Günde vasati 10 kadeh su içmek,

– Bedene uyku yetersizliği yaşatmamak,

– Balanslı beslenmeye dikkat etmek,

– Sık sık el yıkamak ehemmiyetlidir.

Tüm bunlara ek olarak şahsın; beden yapısına uygun seçilmiş, lüzumlu ön eğitimlerin alındığı, acemi de olsa bir atletik egzersiz alışkanlığı olması lüzumludur. Bu egzersizlerin bir hobi ya da boş zaman etkinliği gibi değil, hayat rutini olarak özümsenmesi gerekmektedir. Burada ehemmiyetli olan bu tedbirlerin iyileşmek için değil, hasta olmamak için alındığının şuurunda olabilmektir.

yoğurt

Doğru gıdalar ve istirahat iyileştiriyor

Tam bu temkinler alınıp yeniden de hastalanıldıysa iyileşmek için bazı ehemmiyetli mevzulara dikkat edilmelidir.

– Yoğurt ve öbür süt mahsulleri harcanmalı,

– Günde 4 – 5 kadeh su, bir o kadar da nebat çayı çok sıcak olmaması koşuluyla içilmeli,

– Az ama sık olarak narenciye, nar, kivi, öbür meyveler ve kuruyemişler yenmelidir.

– Soğan ve onun gibi ham harcanan yeşillikler ve hatta kimi baharatlar bağışıklık sistemini destekleme mevzusundaki zaferini kanıtlamış gıdalardır.

– Natürel ve olası olduğunca işlenmemiş ve yoğun lif içerikli beslenme, uzmanlarca önerilmektedir.

– Vücutsal enerjiyi doğru kullanmak, iyileşme sürecinde uykuya sıradandan daha fazla zaman ayırmak gerekmektedir. Şikayetler şiddetlendikçe istirahate olan lüzum çoğalmaktadır.

– İyileşme sürecinde sıcak ve soğuk civara göre elbise tercihinin de doğru yapılması gerekmektedir.

Bu yiyecekler sayesinde kışın üşümeyeceksiniz

Bu yiyecekler sayesinde kışın üşümeyeceksiniz

Havalar soğumaya başladıkça değişen elbiseler gibi yemek seçimlerimiz de değişiyor. Isınmak emeliyle seçtiğimiz besinler doğru mu yoksa yanlış mı? Medical Park Fatih Sağlık Kurumu Beslenme ve Perhiz Uzmanı Sevil Nas Şöhret, içinizi ısıtacak yiyecekleri söyledi.

Özellikle havaların soğumasıyla tatlı veya karbonhidrattan zengin gıdalara meylimiz çoğalır. Oysa ki bunlar kan şekerimizde ani yükselmelere neden olacağından acele acıkma ve kesintisiz bir şeyler yeme isteğini artırır. Acele yorulma ve uyku hali yaratır. Yalnızca anlık kendimizi iyi sezmemizi sağlar. Tatlı ve hamur işleri yerine bu mahsulleri harcayarak hem enerjinizi yükseltebilir hem de beden ısınızı artırabilirsiniz.

havuç

Beden ısınızı artıracak 10 gıda

Kök sebzeler: Kabak, tatlı patates, havuç, lahana gibi kök sebzeleri hazmederken beden daha fazla enerjiye gereksinim dinler. Bu da beden ısısını artırır.

Tarçın: Tarçın kan şekeri seviyesini balansta meblağ. Lif içeriği yüksek olan tarçın beden ısısını artırır, tatlı isteğini eksiltir. Toz olarak süt, yoğurt gibi gıdalarda, çubuk tarçını suya ya da çaylara ilave edebilirsiniz.

Taze zencefil: Bağışıklığı kuvvetlendiren zencefil beden ısısını artıran yiyeceklerin başında kazanç.

zencefil

Havlıcan: Çin zencefili olan havlıcan beden ısısını artırır. 1 kadeh sıcak suya, ıhlamura veya yeşil çaya takribî 1 çay kaşığı havlıcanı ince kıyıp, 5 dakika bekletip, harcayabiliriz.

Karabiber: Karabiberde bulunan biberin maddesi asap sistemimizi uyararak ısı yapımını artırır.

Zerdeçal: İçindeki kurkumin faktör maddesi bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Antikanserojen olmasının yanı gizeme beden ısımızı yükseltir.

Acı biber: İçerisindeki kapsaisin metabolizma süratini, dolayısıyla beden ısısını artırır.

Ihlamur: Virüslerin neden olduğu hastalıklara karşı korunucu olan ıhlamur, terlemeyle beraber beden ısısını artırır.

ıhlamur

Demirden zengin yiyecekler: Demir ve mineral yetersizliğinin neden olduğu kansızlık meseleyi olanlar daha fazla üşür. Kırmızı et, pekmez, siyah çekirdekli kuru üzüm gibi demiri zengin yiyecekler anemi meselesine fayda sağlayarak ısınmamızı artırır. Her gün 2 çorba kaşığı pekmez kan şekeri ile alakalı meselemiz yoksa, 2 yemek kaşığı siyah kuru üzüm ve günde bir kere 120-150 gram kırmızı et tüketimi bereketli olacaktır.

Yeşil çay: İçerisindeki kateşinler sayesinde eforlu antioksidant olan yeşil çayı günde 3 fincan içerek hem metabolizma süratimizi hem beden ısımızı artırmış oluruz. Poşet kullanırsak sıcak suda 1 dakika; demleme biçiminde yapacaksak, kaynayan suda 5 dakika demlenmesi yeterli olur.

Misal karışım

Bir fincan yeşil çaya veya ıhlamura; bir dal tarçın, bir çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil, yarım çay kaşığı karabiber, bir çay kaşığı zerdeçal, bir kabuklu dilimlenmiş limon koyun. 10 dakika beklettikten sonra afiyetle harcayın. Bu karışımdan günde 2 fincan içmek hem beden ısınızı hem de bağışıklığınızı artıracaktır.