Aniden gelen şiddetli baş sızısına dikkat

Aniden gelen şiddetli baş sızısına dikkat

Medical Park Gaziosmanpaşa Sağlık Kurumu Beyin ve Asap Cerrahisi Kısım Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, uyardı: ” ‘Yaşamımda yaşadığım en şiddetli baş sızısı, sanki kafamın içinde bomba patlıyor’ gibi seziyorum’ biçiminde belirlediğiniz bir baş sızısı yaşıyorsanız, hemen bir doktora müracaat etmenizde fayda var.”

Baş sızısı hemen herkesin sıkça yaşadığı bir vaziyet. Ancak yaşadığınız bu sızının ani ve şiddetli olması, ilaç rehabilitasyonuna cevap vermemesi, reelinde altında uyuyan başka bir hastalığı haber veriyor olabilir. Prof. Dr. Bozbuğa, yaşamımızın her yarıyılında karşımıza çıkabilecek ani ve şiddetli baş sızıları ve bunun esas sebeplerinden biri olan beyin damarı anevrizmaları hakkında öğrenilmesi gerekenleri anlattı:

baş ağrısı

Bulgular çok muhtelif olabilir

Ani başlayan, çok şiddetli ve geçmeyen baş sızısı “Spontan Subaraknoid Kanama SAK” dediğimiz ağır bir beyin kanamasının en önde gelen bulgusudur. Bu kanama cinsi çok ağır neticeleri olan; ancak, zamanında müdahale edildiğinde rehabilitasyon kısmeti ve zafer oranı yüksek bir tablodur. Şahsın daha evvel yaşamadığı kadar şiddetli baş sızısına; ense sertliği, bulantı, kusma, şuur seviyesinde bozulma, taraf gösteren güç kaybı, duyu bozuklukları, anlama ve/veya ifade kaybı ile ortaya çıkan konuşma bozukluğu, görme bozuklukları, epilepsi sara saldırıları ile beraber nörolojik ve nörolojik olmayan akla gelebilecek pek çok bulgu ve belirti eşlik edebilir. Muayenehane tablonun bu kadar zengin olması hadisenin aniden büyümesine, büyük hacimli bir kanın, çok yüksek bir tazyikle, beyin omurilik ve asaplara dağılmasına ve böylece tüm asap sistemini hem hacimsel hem de işlevsel olarak tamıyla yaygın bir şekilde etkilemesine bağlıdır.

baş ağrısı

Damarda baloncuk yapar

“Spontan Subaraknoid Kanama”, yüzde 80 sıklıkla beyin arterindeki bir baloncuğun anevrizmanın yırtılarak kanaması neticeyi ortaya çıkar. Doğuştan gelen damar duvarındaki cılızlığın üstüne, edinsel olarak kan akışı ile alakalı etkenlerin ve damar duvarının yapısını etkileyen süreçlerin de ilave edilmesiyle anevrizmaların oluştuğu görüşü yaygın olarak kabul görmektedir; ancak yeniden de, süreç tüm detayları ile öğrenilmemektedir.

Genellikle 40 ile 60 yaş arasında görülüyor

Beyin damarının konjenital sakküler anevrizmalarının her ne kadar doğuştan bir başlangıcı olsa da, bu lezyonların ortaya çıkışı genellikle 40-60 yaş arasında ve çok sıklıkla ağır bir beyin kanaması olan SAK Spontan Subaraknoid Kanama ile olur. Ancak, daha düşük oranlarda erken yaş gruplarında ve ileri yaş gruplarında da ortaya çıkabiliyor. Kısaca, her yaş grubunda görülebilmekle beraber bu lezyonların ortaya çıkışının beşinci ve altıncı on senelerde yoğunlaştığını söyleyebiliriz.

migren

Tehlike etkenlerini göz arkasını etmeyin

Beyin anevrizmalarının sıklığında ırk ve bölge özellikleri ehemmiyetlidir; bazı cemiyetlerde ve ailelerde anevrizma görülme oranı yüksektir. Dolayısıyla, genetik etkenlerin ehemmiyeti olduğunu söyleyebiliriz. Beyin anevrizması ve spontan subaraknoid kanamalı hastaların takribî onda birinde ailesel hikaye mevcuttur; bu hastalarda muayenehane tablonun genellikle daha erken yaşlarda ortaya çıktığı ve daha ağır izlediği öğrenilir. Yaş ve cinsiyet de ehemmiyetli bir faktördür. Tüm yaş gruplarında görülse de 40-60 yaş grubunda bayanlarda azıcık daha yüksek oranda tesadüfülür. Edinsel doğuştan olmayan etkenlerden damar yapısını ve kan-akış devingenini etkileyen hipertansiyon, diyabet, sigara kullanımı, narkotikler, alkolizm, kanda irin gibi enfeksiyonlar, kafa-beyin darbeleri anevrizma yaradılışında rol oynarlar. Beyin anevrizmalarının natürel seyrinde yüzde 90’ından aşırısı, anevrizmanın yırtılıp kanaması ile ortaya çıkar. Bu, Spontan Subaraknoid Kanama SAK dediğimiz çok ağır bir beyin kanamasıdır. Bu muayenehane tabloda, anevrizma ile beraber eşlik eden ağır beyin kanamasını ve bu kanamanın tetiklediği bir dizi karmaşıklığı rehabilitasyon etmek gerekir.

migren

Bu bulgular varsa dikkatli olun

– Şiddetli ve geçmeyen baş sızısı

– Bedenin bir tarafında güç ve duyu kaybı

– Konuşma bozuklukları

– Yürüme bozuklukları