Bu 7 bulgu zatürrenin habercisi olabilir

Bu 7 bulgu zatürrenin habercisi olabilir

Havaların soğumasıyla kış hastalıklarının görülme sıklığı da çoğalmaya başladı. Ancak bu hastalıklar arasında ilk sıralarda yer alan zatürreye karşı özellikle dikkatli olunması gerekiyor. Millet arasında zatürre olarak öğrenilen pnömoni, enfeksiyonlara bağlı vefatlarda dünyada birinci sırada yer alıyor. Zatürrenin bulgularını tanımak, erken teşhis ve doğru rehabilitasyon tasarılaması açısından büyük ehemmiyet taşıyor. Memorial Ankara Sağlık Kurumu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Metin Özkan, “12 Kasım Dünya Zatürre Günü” kapsamında zatürre hastalığının bulguları, tehlike grupları ve rehabilitasyonu hakkında bilgi verdi.

zatürre

Enfeksiyonlara bağlı vefat sebepleri içinde birinci sırada

Zatürre, akciğerlerin iltihaplanmasıdır. Erken tanı konup uygun antibiyotik rehabilitasyonu verilirse hiç iz vazgeçmeden iyileşebilir. Ancak ufak çocuklarda, yaşlı hastalarda, KOAH, kalp yetmezliği, şeker hastalığı, böbrek yetmezliği ve bedenin korunma sistemlerini baskılayan kortizon ve kanser rehabilitasyonları gibi rehabilitasyon alanlarda çok ağır izleyebilir ve bu hastalarda rehabilitasyonu geciktirmemek gerekir. Tüm dünyada enfeksiyonlara bağlı vefat sebepleri içinde birinci sırada yer almaktadır. Ayrıca yoğun bakım gerektiren hastalarda %40 oranında ölümcül olabilir.

Geçmeyen öksürük zatürre habercisi olabilir

Zatürreye bakteri, virüs ve mantarlar neden olabilir. Akciğerlerde oksijen almamızı sağlayan hava kesecikleri cerahatli bir akışkan ile dolar ve buna bağlı alttaki bulgular ortaya çıkar:

– Öksürük ve balgam çıkarma

– Derin soluk alırken veya öksürürken göğüste batma ve sızı

– Yüksek ateş, terleme ve titreme

– Özellikle yaşlı hastalarda şuur fluluğu

– İleri derecede yorgunluk

– Bulantı, kusma veya bazen ishal

– Soluk darlığı

Bu bulgular, zatürreye neden olan mikroba ve hastanın beden mukavemetine göre grip bulguları gibi hafif olabilir veya çok ağır da izleyebilir. Yüksek ateş, soluk darlığı, geçmeyen öksürük, koyu renk veya bazen kanlı balgam çıkarma yakınmalarınız varsa acilen bir hekime müracaat etmelisiniz.

zatürre

Zatürre için tehlikeli gruplar

– Yaşı 65 ve üzerinde olanlar

– İki yaş altı çocuklar

– Bağışıklık sistemi zayıflamış şahıslar

– Kemoterapi ve kortizon gibi bağışıklık sistemini zayıflatan ilaçlar alanlar

– Kronik akciğer hastalığı astım, kronik bronşit, amfizem, bronşektazi, kalp yetmezliği, şeker hastalığı,
böbrek yetmezliği olanlar ve dalak işlevleri bozuk veya dalağı alınmış olanlar.

Natürel gözetici sisteme hasar verilmemeli

Zatürreye neden olan mikroplar genellikle soluduğumuz havada veya üst solunum yollarımızda zati vardır. Ancak onların hastalık yapmasını önleyen gözetici mekanizmalarımız sayesinde akciğerlere erişmeden yok edilirler. Natürel gözetici sistemlere hasar vermemek için; afaki ve uzun zaman antibiyotik kullanılmamalı, havayı ıslatıp filtre ettiği için burun tıkanıklığı varsa giderilmeli, sigara içilmemeli, havayollarını kaplayan mukusun çok koyu kıvamda olmaması için yeterli su harcanmalı ve öksürük kesiciler sık kullanılmamalıdır.

zatürre

İstirahat ve bol akışkan tüketimi rehabilitasyonda olmazsa olmaz

Hastanın yaşı, kronik hastalığının olup olmaması, akciğer grafisi, kan testleri ve tetkik belirtilerinin değerlendirilmesine göre konutta ağızdan alınacak ilaçlarla veya sağlık kurumunda yatırılarak damar yoluyla verilecek ilaçlarla rehabilitasyon yapılabilir. Rehabilitasyonda genellikle antibiyotikler, bol akışkan, istirahat ve gereksinim halinde sızı kesici
ateş düşürücüler verilir. İstirahat ve bol akışkan alımı ehemmiyetlidir. Rehabilitasyon süresi 7 günden bazen 21 güne kadar değişebilir. Korunmada genel sıhhat önlemleri; sigara içmeme, el devireme, soğuk havalarda ağız ve burunun kapatılması ve burundan soluk alıp havanın ıslamasının sağlanması ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirecek vitamin ve mineralleri kapsayan bol meyve ve sebze harcanması yanında bazı şahısların aşı yaptırmaları da gerekir. Yaşı 65 ve üstünde, kronik hastalığı, üre yüksekliği, şuur fluluğu, hastalığı iki akciğerde ve yaygın, tansiyonu çok düşük ve solunum kasveti olan hastalar sağlık kurumunda yatırılarak rehabilitasyon edilmelidir.

zatürre

Tehlike grubundaysanız iki aşı yaptırmalısınız

Zatürre aşısı:

Altmış beş yaş ve üstünde olup; KOAH, bronşektazi, kalp ve damar hastalığı, böbrek ve karaciğer
hastalığı, şeker hastalığı olanlar

– Dalağı alınmış olanlar

– Kronik içki alışkanlığı olanlar

– İmmün sistemi baskılayan rehabilitasyon alanlar

– Beyin omurilik akışkanı firariyi olanlar bu aşıyı yaptırmalıdır.

Bu aşı genellikle ömür boyu bir veya iki kez yaptırılır.

Grip aşısı

Grip influenza zatürreye taban hazırlaması açısından riskli olabilir. Her sene en fazla gribe neden olan
mikropların tanımlanması ile her sene yeni aşı hazırlanır ve grip aşısının her sene yinelenmesi lüzumludur. Aşı,
Eylül, Ekim, Kasım aylarında yapılabilir.

Grip aşısı yaptırması gereken şahıslar;

Altmış beş yaş ve üstünde olup; KOAH, bronşektazi, kalp ve damar hastalığı, böbrek ve karaciğer
hastalığı, şeker hastalığı olanlar

– Yüksek tehlikeli hastalara hizmet veren sıhhat personeli

– Güvenlik misyonluları, itfaiyeciler, hocalar gibi cemiyet hizmeti veren şahıslar

– Grip doğrultusundan tehlikeli bireylerle beraber yaşayanlar altı aydan ufak bebekle yakın ve devamlı teması olanlar

Bu hastalıkları güz bitkinliği sanmayın

Bu hastalıkları güz bitkinliği sanmayın

Çağdaş çağın yoğun koşuşturmacası içerisinde pek çoğumuz bitkin olduğumuzu söylüyoruz ama doktora görünmeyi genellikle usumuzun ucundan dahi geçirmiyoruz. Hele de havaların soğuyup güneşin yerini iyiden iyiye yağmura vazgeçtiği bugünlerde her 3 şahıstan 2’sinde bitkinlik görülüyor. Bitkinlik hali sabahları güç uyanma, işe gitme gönülsüzlüğü, tüm gün uyku halinin devam etmesi ve yemeklerden sonra daha da uyku lüzumunun çoğalması biçiminde olabiliyor. Acıbadem International Sağlık Kurumu İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Kerim Çıkım, “Elbette kısalan günler, hava sıcaklığının değişmesi, mekteplerin açılması ve iş temposunun çoğalması bu şikayetleri artırmakta ancak bazı hastalıkları da unutmamak zorunlu. Bahar bitkinliği ile karışabilen hastalıkların başında tiroit hastalıkları, anemi, vitamin noksanlıkları, insülin mukavemeti ve hipoglisemi ile kalp ve damar hastalıkları gelmekte. O sebeple bitkinliğiniz hele de 2 ayı aşmışsa kesinlikle doktora görünmeniz gerekir” dedi.

Tiroit hastalıkları

Sabahları kalkmakta zorlanıyorsanız, uykunuzu alamamış gibi seziyor, gün içerisinde devamlı ‘akşam olsa da konuta gidip yatsam’ diyorsanız tiroit hastalığınız olabilir. Yeniden ‘su içsem yarıyor!’ diyeceğiniz biçimde kilo veremiyor üstelik alıyorsanız ya da kabızlık ve cilt kuruması, fazla üşüme ya da devamlı terleme gibi şikayetleriniz varsa kesinlikle doktora görünmeniz gerekiyor. Ülkemizde her 3 şahıstan bir’inde görülen tiroit hastalıklarının bulguları çoğu zaman göz arkasını edilip, günlük yoğun koşuşturmaca arasında bu şikayetler için doktora gitme lüzumu dinlenmeyebiliyor. Oysa ilgisizlik edilen ve rehabilitasyonuna başlanmamış tiroit hastalıkları ileride kalp yetmezliği ve kemik erimesi gibi meselelere yol açabiliyor.

Kansızlık

Seri yoruluyor, bir iş yaparken zorlanıyor hatta soluk soluğa kalıyorsanız, sezdiğiniz çarpıntı sıklıkları arkasıydıysa anemi bulguları olabilir. Evvelden demir, vitamin B12, folik asit rehabilitasyonları almış ve sonra vazgeçmişseniz kansızlıktan şüphelenmeniz gerekir zira anemi yineleyebiliyor. Ülkemizde her 4 erişkinden 1’inde görülen anemi; rehabilitasyon edilmediğinde kan hastalıkları gibi meselelere yol açabiliyor. Zaman geçirmeden doktora görünmenizde fayda var.

Vitamin noksanlıkları

Kendinizi enerjisiz, bir iş yapmaya gönülsüz seziyorsanız, saçlarınız daha çok dökülmeye başladıysa, tırnaklarınız eforsuz ve daha basit kırılıyorsa sebebi özellikle B12, D vitamini ve folik asit noksanlığı olabilir. Hele de bu şikayetler günden güne çoğalıyor ise kesinlikle muayene yaptırmanız ve doktorun teklifleri güzergahında vitamin yardımlarınızı aksatmadan kullanmanız gerekiyor. Fazla doz vitamin alımı toksikasyona başka bir deyişle zehirlenmeye yol açabileceğinden doktora görünmeden kullanmayın.

İnsülin mukavemeti

Kilo vermekte zorlanıyor hatta değil kilo vermek, aksine tutarlı bir biçimde yavaş yavaş da olsa kilo mu alıyorsunuz? Yemeklerden sonra uyku bastırıyor azıcık gereksinimi mi seziyorsunuz? Son zamanlarda canınız daha çok tatlı-şekerli yiyecekler mi sürüklüyor? İnsülin mukavemetini yabana atmayın ve kesinlikle bir doktora görünün. Zira insülin mukavemeti rehabilitasyon edilmediğinde diyabete neden olabiliyor. Rehabilitasyonunda beslenme alışkanlıkları da ehemmiyetli rol oynuyor. Bu sebeple balanslı beslenmeye dikkat etmek ve her gün yarım saat kumpaslı tempolu yürümek çok ehemmiyetli.

Kalp-damar hastalıkları

Daha Öncekinden daha uzun mesafe yürüyebilirken şimdi daha seri yoruluyor, durup dinlenmek gereksiniminiz oluyorsa, zaman zaman efor yaparken hatta istirahat ederken göğüs sızısı, tıkanıklık seziyorsanız aman dikkat! Kalp-damar hastalıkları açısından hekime görünme zamanı gelmiş demektir, ilgisizlik etmeyin.

Hipoglisemi

Dr. Kerim Çıkım, ”Yemek yediniz, üzerinden bir saat geçti geçmedi tekerrür acıktınız. Elleriniz titremeye, hafif terlemeye ve çarpıntı sezmeye başladınız. Acil olarak tatlı-çikolata yeme lüzumu dinliyorsunuz. Büyük olasılıkla kan şekeriniz düşüyor. ‘Hipoglisemi hamleyi’ denilen bu vaziyette müddet kaybetmeden hekime gitmeniz ehemmiyetli. Aksi halde kan şekeri düşüklüğü ve bayılma gibi gidişatlara neden olabilir” ifadelerini kullandı.