İki haftadan uzun zamandır öksürüyor musunuz

İki haftadan uzun zamandır öksürüyor musunuz

Uzun süren öksürük tüm dünyada hemen her yaşta en sık hekime müracaat nedenlerinden birini oluşturuyor. Tek başına bir hastalık olmayan öksürük, bedenin korunma refleksi olarak belirlenen klasik bir vaziyet olarak kabul ediliyor. Ancak öksürük iki haftadan uzun sürüyorsa ve gece uyku niteliği, iş, mektep yaşamıyla beraber hayat niteliğini bozacak noktaya eriştiyse artık dikkate alınması gerekiyor. İnatçı ve zamansız yaşanan öksürüklerin bedenin korunma mekanizmasını da bozduğunu söyleyen Acıbadem Taksim Sağlık Kurumu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Öner Dikensoy, bu ehemmiyetli semptomun bazı ciddi hastalıkların ilk bulgusu olabileceğine dikkat sürüklüyor. Erken tanı alıp rehabilitasyon edilmeyen öksürüğün inatçı bir biçimde kalıcı hale gelmesi gidişatında, altta uyuyan hastalık ne olursa olsun bu vaziyete başka meseleler de dahil olabiliyor. Bununla beraber sigara içenler ya da sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirenler öksürüğün bu gidişatlardan kaynaklandığını düşünerek tanıda gecikmelere neden olabiliyor. Prof. Dr. Öner Dikensoy, geçmeyen öksürüğün sebebine göre seyri ve tipinin de değişebildiğini belirterek uzun süren öksürükte altta uyuyan mümkün sebeplerini sıraladı.

öksürük

Üst solunum yolu enfeksiyonları

Burunda geniz akıntısına yol açan sinüzitten daha kolay bir nezleye kadar her türlü üst solunum yolu problemi öksürüğü neden olabiliyor. Hastaların daha çok kuru öksürükten şikayeti ettiği bu vaziyet özellikle kış aylarında çoğalış gösteriyor. Uzun sürdüğü zaman tabloya, gastro-özefajiyal reflü ya da farenjitin dahil olup olmadığının incelenmesi gerekiyor.

Astım

Kronik öksürüğün en yaygın üç sebebinden birini astım oluşturuyor. Soluk darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi gibi şikayetlerin de ilave edildiği kuru öksürüğün geceleri ve egzersiz sırasında çoğaldığı kollanıyor.

Bronşit

Kendini geçmeyen öksürükle muhakkak eden hastalıklardan birini de bronşit oluşturuyor. Akut bronşitte kuru öksürük görülürken hastalığın ilerlemesiyle balgamlı hale gelebiliyor. Özellikle kış aylarında sıklıkla tutuşan kronik bronşitte ise balgamla beraber görülen öksürüğün senenin en az üç ayı devam etmesinden şikayet ediliyor. Sigara içenlerin büyük çoğunluğunda kronik bronşit ortaya çıkıyor.

hasta

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı KOAH

Solunum yollarının zararlanması sebebiyle solunumu güçleştiren ilerleyici bir hastalık olan KOAH, kronikleşen öksürüğün en ciddi mesullerinden biri. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Öner Dikensoy’a göre “Geceleri daha makûs bir hal alan öksürük, yemek yerken ya da konuşurken bile yaşanabiliyor. Özellikle sigara kullanan şahıslarda öksürüğe, bitkinlik ve soluk darlığının ilave edilmesi gidişatında KOAH’ın incelenmesi gerekiyor” diyor.

Akciğer kanseri

Öksürük gerçeğinde akciğer kanserinin ilk bulguları arasında yer alıyor. Ancak uzun süren öksürük her zaman akciğer kanserini akla getirmiyor. Özellikle sigara içen 40 yaş üstü olan şahısların hele bir de ailede kanser öyküsü veya sık ışınıma maruz kalmak gibi bir öyküsü varsa uzun süren öksürükleri olması gidişatında kesinlikle bu doğrultudan da değerlendirilmesi gerekiyor. Prof. Dr. Öner Dikensoy bu gruba giren şahısların senede bir kere hakimiyet emelli akciğer grafisi sürükletmelerini önerdi.

hasta

Gastroözofageal reflü

Her zaman gastroenteroloğun teşhis edebileceği ebatta hengameli olmasa da öksürüğün reflünün de ilk bulgularından biri olabildiğini söyleyen Prof. Dr. Öner Dikensoy, “Misalin reflünün en tipik bulguları olan, mide ekşimesi, yanma, mide asidinin ağıza gelmesi gibi semptomlar bu hastalarda çok seyrek ortaya çıkıyor. Yaşanan reflünün şahsiyeti de değişiyor. Öksürme dolayısıyla karın içi tazyikin çoğalmasına bağlı mide ile yemek borusu arasındaki kapakçık hafifliyor ve yukarıya doğru asit kaçmaları görülüyor. Bu sebeple yemek borusunun da alt ucundaki öksürük reseptörlerinin bulunduğu alan tahriş oluyor ve aralıksız kuru bir öksürük yaşanıyor” dedi. Dolayısıyla uzun süren öksürüklerde ayırıcı tanıda dikkatli olmak gerekiyor.

İnatçı öksürük yaşlılarda kemik kırılmasına neden olabiliyor

Rehabilitasyon edilmeyen inatçı öksürük özellikle yaşlı şahıslarda adale sızılarından kemik kırıklarına kadar bir hayli problemin de yaşanmasına neden olabiliyor. Prof. Dr. Öner Dikensoy, “Aralıksız ve şiddetli öksürüklerde adaleler ve kaburga da kullanıldığı için, ortaya çıkan şiddetli tazyike bağlı olarak özellikle yaşlı şahıslarda kaburga kırıkları ortaya çıkabiliyor. Bu denli şiddetli netice yaşamayanlarda ise sıklıkla görülen adale sızılarından dolayı hasta kasvet yaşayabiliyor. Ayrıca şiddetli öksürüğe bağlı idrar kaçırma da yaşanabiliyor. Hatta bazı şahıslarda bayılma saldırıları dahi olabiliyor” biçiminde konuştu.

Soğuk hava migreni tetikliyor

Soğuk hava migreni tetikliyor

Migren hastalarının hemen hemen yarısı hava gidişatı başkalaşımlarına karşı duyarlıdır. Liv Hospital İstanbul Nöroloji Uzmanı Dr. Aylin Öztürk Yavuz, “Hava vaziyetiyle ilişkili olarak migreni tetikleyen gidişatlar arasında fazla soğuk ya da sıcak hava, yüksek nem oranı, fazla kuru hava, parlak güneş ışığı, rüzgar ve fırtına, hava tazyiki farklılıkları geliyor” dedi.

Uzm. Dr. Aylin Öztürk Yavuz migreni tetikleyen gidişatları anlattı.

İşte ayrıntılar…

migren

Tetikleyen etkeni öğrenmek ehemmiyetli

Hava gidişatı farklılıklarının bütün olarak hangi mekanizmayla migren tipi sızılarını tetikledikleri bütün olarak öğrenilmiyor. Ancak, beyindeki kimyevi balansı etkilediği düşünülüyor. Özellikle soğuk havayla tetiklenen baş sızıları sinüs problemleri olarak açıklanabiliyor. Bazen de öteki basitleştirici etkenler öğrenilmediği için soğuk ya da sıcak hava mesul yakalanabiliyor. Bu sebeple migren teşhisinin netleştirilmiş olması ve öteki sızı basitleştirici etmenlerin de öğrenilmesi sızıdan korunmada büyük ehemmiyet taşıyor.

migren

Baş sızısı günlüğü tutun

Migren hastaları kesinlikle baş sızısı günlüğü yakalamalı. Bu günlükte her sızı hamlesinin ne zaman olduğunun ve ne kadar sürdüğünün, varsa abuhavayla alakalı bir tetikleyici olup olmadığının da belirtilmesi gerekiyor. Buna göre, misalin soğuk ve rüzgarlı havalarda migreni tetiklenen şahıslara konutta kalmaları, saçlarını ıslak vazgeçmemeleri, böyle günlerde daha erken yarıyılda ilaç almaları, beslenme, bol akışkan alımı ve stres hakimiyeti açısından daha dikkatli olmaları nasihat ediliyor. Bu ihtiyatlarla migren krizlerinin şiddeti eksiltilebiliyor.

Aniden gelen şiddetli baş sızısına dikkat

Aniden gelen şiddetli baş sızısına dikkat

Medical Park Gaziosmanpaşa Sağlık Kurumu Beyin ve Asap Cerrahisi Kısım Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, uyardı: ” ‘Yaşamımda yaşadığım en şiddetli baş sızısı, sanki kafamın içinde bomba patlıyor’ gibi seziyorum’ biçiminde belirlediğiniz bir baş sızısı yaşıyorsanız, hemen bir doktora müracaat etmenizde fayda var.”

Baş sızısı hemen herkesin sıkça yaşadığı bir vaziyet. Ancak yaşadığınız bu sızının ani ve şiddetli olması, ilaç rehabilitasyonuna cevap vermemesi, reelinde altında uyuyan başka bir hastalığı haber veriyor olabilir. Prof. Dr. Bozbuğa, yaşamımızın her yarıyılında karşımıza çıkabilecek ani ve şiddetli baş sızıları ve bunun esas sebeplerinden biri olan beyin damarı anevrizmaları hakkında öğrenilmesi gerekenleri anlattı:

baş ağrısı

Bulgular çok muhtelif olabilir

Ani başlayan, çok şiddetli ve geçmeyen baş sızısı “Spontan Subaraknoid Kanama SAK” dediğimiz ağır bir beyin kanamasının en önde gelen bulgusudur. Bu kanama cinsi çok ağır neticeleri olan; ancak, zamanında müdahale edildiğinde rehabilitasyon kısmeti ve zafer oranı yüksek bir tablodur. Şahsın daha evvel yaşamadığı kadar şiddetli baş sızısına; ense sertliği, bulantı, kusma, şuur seviyesinde bozulma, taraf gösteren güç kaybı, duyu bozuklukları, anlama ve/veya ifade kaybı ile ortaya çıkan konuşma bozukluğu, görme bozuklukları, epilepsi sara saldırıları ile beraber nörolojik ve nörolojik olmayan akla gelebilecek pek çok bulgu ve belirti eşlik edebilir. Muayenehane tablonun bu kadar zengin olması hadisenin aniden büyümesine, büyük hacimli bir kanın, çok yüksek bir tazyikle, beyin omurilik ve asaplara dağılmasına ve böylece tüm asap sistemini hem hacimsel hem de işlevsel olarak tamıyla yaygın bir şekilde etkilemesine bağlıdır.

baş ağrısı

Damarda baloncuk yapar

“Spontan Subaraknoid Kanama”, yüzde 80 sıklıkla beyin arterindeki bir baloncuğun anevrizmanın yırtılarak kanaması neticeyi ortaya çıkar. Doğuştan gelen damar duvarındaki cılızlığın üstüne, edinsel olarak kan akışı ile alakalı etkenlerin ve damar duvarının yapısını etkileyen süreçlerin de ilave edilmesiyle anevrizmaların oluştuğu görüşü yaygın olarak kabul görmektedir; ancak yeniden de, süreç tüm detayları ile öğrenilmemektedir.

Genellikle 40 ile 60 yaş arasında görülüyor

Beyin damarının konjenital sakküler anevrizmalarının her ne kadar doğuştan bir başlangıcı olsa da, bu lezyonların ortaya çıkışı genellikle 40-60 yaş arasında ve çok sıklıkla ağır bir beyin kanaması olan SAK Spontan Subaraknoid Kanama ile olur. Ancak, daha düşük oranlarda erken yaş gruplarında ve ileri yaş gruplarında da ortaya çıkabiliyor. Kısaca, her yaş grubunda görülebilmekle beraber bu lezyonların ortaya çıkışının beşinci ve altıncı on senelerde yoğunlaştığını söyleyebiliriz.

migren

Tehlike etkenlerini göz arkasını etmeyin

Beyin anevrizmalarının sıklığında ırk ve bölge özellikleri ehemmiyetlidir; bazı cemiyetlerde ve ailelerde anevrizma görülme oranı yüksektir. Dolayısıyla, genetik etkenlerin ehemmiyeti olduğunu söyleyebiliriz. Beyin anevrizması ve spontan subaraknoid kanamalı hastaların takribî onda birinde ailesel hikaye mevcuttur; bu hastalarda muayenehane tablonun genellikle daha erken yaşlarda ortaya çıktığı ve daha ağır izlediği öğrenilir. Yaş ve cinsiyet de ehemmiyetli bir faktördür. Tüm yaş gruplarında görülse de 40-60 yaş grubunda bayanlarda azıcık daha yüksek oranda tesadüfülür. Edinsel doğuştan olmayan etkenlerden damar yapısını ve kan-akış devingenini etkileyen hipertansiyon, diyabet, sigara kullanımı, narkotikler, alkolizm, kanda irin gibi enfeksiyonlar, kafa-beyin darbeleri anevrizma yaradılışında rol oynarlar. Beyin anevrizmalarının natürel seyrinde yüzde 90’ından aşırısı, anevrizmanın yırtılıp kanaması ile ortaya çıkar. Bu, Spontan Subaraknoid Kanama SAK dediğimiz çok ağır bir beyin kanamasıdır. Bu muayenehane tabloda, anevrizma ile beraber eşlik eden ağır beyin kanamasını ve bu kanamanın tetiklediği bir dizi karmaşıklığı rehabilitasyon etmek gerekir.

migren

Bu bulgular varsa dikkatli olun

– Şiddetli ve geçmeyen baş sızısı

– Bedenin bir tarafında güç ve duyu kaybı

– Konuşma bozuklukları

– Yürüme bozuklukları

Bu yiyecekler sayesinde kışın üşümeyeceksiniz

Bu yiyecekler sayesinde kışın üşümeyeceksiniz

Havalar soğumaya başladıkça değişen elbiseler gibi yemek seçimlerimiz de değişiyor. Isınmak emeliyle seçtiğimiz besinler doğru mu yoksa yanlış mı? Medical Park Fatih Sağlık Kurumu Beslenme ve Perhiz Uzmanı Sevil Nas Şöhret, içinizi ısıtacak yiyecekleri söyledi.

Özellikle havaların soğumasıyla tatlı veya karbonhidrattan zengin gıdalara meylimiz çoğalır. Oysa ki bunlar kan şekerimizde ani yükselmelere neden olacağından acele acıkma ve kesintisiz bir şeyler yeme isteğini artırır. Acele yorulma ve uyku hali yaratır. Yalnızca anlık kendimizi iyi sezmemizi sağlar. Tatlı ve hamur işleri yerine bu mahsulleri harcayarak hem enerjinizi yükseltebilir hem de beden ısınızı artırabilirsiniz.

havuç

Beden ısınızı artıracak 10 gıda

Kök sebzeler: Kabak, tatlı patates, havuç, lahana gibi kök sebzeleri hazmederken beden daha fazla enerjiye gereksinim dinler. Bu da beden ısısını artırır.

Tarçın: Tarçın kan şekeri seviyesini balansta meblağ. Lif içeriği yüksek olan tarçın beden ısısını artırır, tatlı isteğini eksiltir. Toz olarak süt, yoğurt gibi gıdalarda, çubuk tarçını suya ya da çaylara ilave edebilirsiniz.

Taze zencefil: Bağışıklığı kuvvetlendiren zencefil beden ısısını artıran yiyeceklerin başında kazanç.

zencefil

Havlıcan: Çin zencefili olan havlıcan beden ısısını artırır. 1 kadeh sıcak suya, ıhlamura veya yeşil çaya takribî 1 çay kaşığı havlıcanı ince kıyıp, 5 dakika bekletip, harcayabiliriz.

Karabiber: Karabiberde bulunan biberin maddesi asap sistemimizi uyararak ısı yapımını artırır.

Zerdeçal: İçindeki kurkumin faktör maddesi bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Antikanserojen olmasının yanı gizeme beden ısımızı yükseltir.

Acı biber: İçerisindeki kapsaisin metabolizma süratini, dolayısıyla beden ısısını artırır.

Ihlamur: Virüslerin neden olduğu hastalıklara karşı korunucu olan ıhlamur, terlemeyle beraber beden ısısını artırır.

ıhlamur

Demirden zengin yiyecekler: Demir ve mineral yetersizliğinin neden olduğu kansızlık meseleyi olanlar daha fazla üşür. Kırmızı et, pekmez, siyah çekirdekli kuru üzüm gibi demiri zengin yiyecekler anemi meselesine fayda sağlayarak ısınmamızı artırır. Her gün 2 çorba kaşığı pekmez kan şekeri ile alakalı meselemiz yoksa, 2 yemek kaşığı siyah kuru üzüm ve günde bir kere 120-150 gram kırmızı et tüketimi bereketli olacaktır.

Yeşil çay: İçerisindeki kateşinler sayesinde eforlu antioksidant olan yeşil çayı günde 3 fincan içerek hem metabolizma süratimizi hem beden ısımızı artırmış oluruz. Poşet kullanırsak sıcak suda 1 dakika; demleme biçiminde yapacaksak, kaynayan suda 5 dakika demlenmesi yeterli olur.

Misal karışım

Bir fincan yeşil çaya veya ıhlamura; bir dal tarçın, bir çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil, yarım çay kaşığı karabiber, bir çay kaşığı zerdeçal, bir kabuklu dilimlenmiş limon koyun. 10 dakika beklettikten sonra afiyetle harcayın. Bu karışımdan günde 2 fincan içmek hem beden ısınızı hem de bağışıklığınızı artıracaktır.